Gelenbevi İsmail Efendi Matematiğe Katkıları

Gelenbevi İsmail Efendi Matematiğe Katkıları

Türk matematikçilerinden birisi olan İsmail Gelenbevi 1730″da Gelenbe (Manisa) da doğdu. Öğrenimini Manisa ve İstanbulda yaptı. Çağında ayaklı kütüphane denilen Mehmed Emin Efendi’den dersler aldı.

Müderris (profesör) oldu. Mühendishane-i Hümâyun (Teknik Üniversite)de hocalık yaptı. 3. Selim zamanında padişahın sevgisini kazandı. Bundan dolayı ölümünden bir yıl kadar önce Fener kadılığına tayin edildi. Bu vazifeyi bir sene kadar yürüttükten sonra vefat etti.

Gelenbevi İsmail Efendi İlmi Kişiliği 

İsmail Gelenbevi verdiği eserlerle ilmi üstünlüğünü ilim dünyasına kabul ettirmiş bir ilim adamımızdır. Salih Zeki Bey, Âsar-ı Bakiye’sinde ondan övgülerle bahseder, (Hesab’ül Küsur) adlı eseriyle matematikteki kudret ve şöhretini gösterdiğinden söz eder.

Cevdet Paşa, İsmail Gelenbevi’nin Burhan adlı kitabını överek: (Eğer Gelenbevi hoca olmasaydı, o asrın bilgilerine &lir ortada hiçbir şey olmayacaktı.) der. Onun ilmi üstünlüğünü dile getirir. Gelenbevi’nin eski felsefe üzerine yazdığı Celal adlı haşiyesi medrese hocaları arasında ilmine kuvvetli bir delil olarak gösterilmektedir.

Osmanlılarda Logaritma 

Avrupa’da logaritmayla ilgili ilk eser İngiliz (İskoçya’lı) John Napler (1550-1617) tarafından 1614 yılında yayınlanmıştır. Logoritmanın Osmanlılara gelişi ise 1772 yılına rastlar. Üçüncü Ahmed zamanında, Paris’e giden 28. Mehmed Çelebi aracılığıyla Dominigue Cassini’nin astronomi tabloları (ziycleri) de elyazma halinde İstanbul’a getirilir. Bu eserin baş tarafında bulunan logaritma cetvelleri zamanın büyük matematikçisi Kalfazade İsmail Çınar tarafından ilk defa olarak 1772’de tercüme edilir.

Gelenbevi’nin logaritmayla ilgili risalesi ise bu tarihten 8 yıl sonra kaleme alınmıştır. Gelenbevi bu eserinde logaritmanın bulunuş ve kullanılışını Osmanlılara anlatan ilk ilim adamıdır. Logaritma’da o kadar bilgi sahibidir ki Cevdet Paşa onun hakkında (Logoritmanın mucidi) diyecek kadar ileri gider. Tarihinde onun ilmi üstünlüğünü ifade eden şu hadiseye yer verir.

O tarihlerde bir Fransız bilgin İstanbul’a gelir ve Bab-ı Ali’ye logaritma cetvellerini sunar. Bununla Osmanlılarda bu ilmi bilen kimse bulunmadığını söylemek ister. Onu İsmail Efendi’ye gönderirler. İsmail Efendi’nin halini küçümseyen Fransız ilim adamı, (Falan zamana kadar cevabımı isterim) der.

Tekrar İsmail Efendi’nin evine geldiğinde onun logaritma cetvelleri hakkında yazdığı risalesiyle (küçük kitap, broşür) karşılaşır. Risalenin iki kısımdan ibaret olduğunu görür. Birinci kısımda logaritma cetvellerinin icadından, ikinci kısımda ise bunların kullanılışından bahsedilmektedir. Fransız bilgin bu durum karşısında şaşırır kalır. Çünkü o devrede Avrupa matematik alanında oldukça ileri gitmiştir.

İstanbul’da ise hala eski matematik bilgiler hükmünü sürdürmektedir. İsmail Efendi’nin ise logaritma hakkında bu kadarcık kısa bir zamanda risale yazacak kadar bilgiye sahip olması onu haklı olarak hayrete düşürmüştür. Nihayet Bab-i Aliye geldiğinde de İsmail Gelenbevi’nin zeka ve becerikliliğini övmüştür.

Bu adam, Avrupa’da olsa, ağırlığınca altın değeri olurdu, der, Daha sonra Fransız bilgine İsmail Efendi’nin kürk giyilmiş bir resmi verilir. Resme baktığı zaman Fransız: (Elhamdülillah kendimi samur kürk içinde gördüm), der. Şu hadise de İsmail Gelenbevi’nin matematikteki ilmi kudretini göstermektedir, 3. Selim zamanında Kağıthane’de askeri tatbikat yapılmaktadır. Gösteriler peşpeşe devam etmektedir. Humbaralar (toplar) atılmakta, fakat bir türlü hedefe isabet ettirilememektedir. Padişahın buna canı sıkılır: ülkede bunları doğru hesaplayacak biri yok mu? der.

Bunun üzerine Gelenbevi hocaya haber verirler. O da inceden inceye hesaplar yapar. Humbaraların durumunu doğrultur, hedefe isabet etmesini sağlar. Durumdan memnun olan padişah Gelenbevi’ye tahsisat (ödenek) bağlattırır. Bu tahsisatı daha sonra Gelenbevi’nin torunları alırlar. Bu hadise Gelenbevi’nin matematiği tekniğe uygulamada ne kadar başarılı bir alim olduğunu göstermektedir. 1790?.da Vefat Etmiştir.

Gelenbevi İsmail Efendi Eserleri 

İsmail Gelenbevi Türkçe ve Arapça olmak üzere 35 eser vermiştir. Cebir, geometri, fizik, mantık, felsefe, usul-i din, münazara adabı gibi konuları içine olan bu eserleri içerisinde en önemlileri Bürhan adlı eseriyle Logaritmadan bahseden risalesidir. Eserlerinin bir kısmı Osmanlı medreselerinde (üniversiteleri) ders kitabı olarak okutulmuştur. Gelenbevi’nin matematikle ilgili önemli eserlerinden bir kısmını kısaca bunlardır:

Hesüb’ül Küsurat 

Geniş ve etraflı bir şekilde kaleme alınmıştır. Gelenbevi’nin matematik sahasındaki üstünlüğünü açıkça göstermektedir. Eserdeki yeni ve kolay çözüm şekilleri tamamen kendi zekasının eseridir. Eser beş bölümden meydana gelmektedir. İlk dört bölümde aritmetik kaideleri, tam sayılara dair işlemler, orantılar üzerine proplemler yer almaktadır. Beşinci bölüm ise cebire ayrılmıştır, Eserin sonundaki tarihten 1785-1788 yılları arasında yazıldığı anlaşılmaktadır.

Kitüb’ül Merasıd 

Matematik tarihi bakımından oldukça önemli olan bu eser logaritmanın icad ve kullanılışından önce rubu tahtası ile trigonometrik katların nasıl hesaplandığını göstermektedir. Gelenbevi’nin eserinde bahsetti, bu rubu tahtası Avrupalıların (regle a calcu) dedikleri hesap cetvelini andırmaktadır. Gelenbevi bu rubu tahtasına trigonometri hatlarının toplama, çıkarma, çarpma ve bölme işlemlerinde kullanmaktadır.

Şerh-i Cedavil-i Ensab (Altı Ondalıklı Logaritme Cetvelleri Açıklaması) 

Logaritmanın ne olduğu ve nasıl kullanıldığı anlatılmaktadır. Eser matematik ve astronomide kullanılan altı ondalıklı logaritma cetvellerinden meydana gelmektedir. Logaritma değerlerinin ne yolla elde edildiği ve bu konuda nasıl bir metodun kullanılacağı açıklanmaktadır.

İki ayrı bölümden meydana gelen eserin birinci bölümünde; sayılar, sinüs ve tanjantın, logaritmik değerlerin nasıl elde edildiği gösterilmektedir. İkinci bölümünde ise bu cetvellerin nasıl kullanılacağı anlatılmaktadır. 1788 yılında kaleme alınan bu eser, Osmanlılarda logaritmayla ilgili ilk yazma eseri teşkil etmektedir.

Adla-i Müsellesat (Üçgenlerin Kenarları) 

Küçük bir risale olan bu eser trigonometrik bir düşünce içerisinde kaleme alınmıştır. 1805 yılında yeniden bastırılan eser ders kitabı olarak okutulmuştur. Bu eserlerinin yanında Gelenbevi’nin şu meşhur eserleri de bulunmaktadır: Burhan, Fizik, Celal Haşiyesi, Mantık, Münâzara Adabı, Usül-ü Din, İmkan Risalesi, Vahdet-i Vücud, Tehzip Risâlesi, Kıble Risâlesi.

Paylaş


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir